Bilgisayar Dijital Pazarlama Dijital Reklam İnternet Pinterest Sosyal Haberler Sosyal Medya

Kadınların İnternette Bırakması Gereken 11 Alışkanlık

internet bağımlılığı

Kadının en büyük düşmanının kadın olduğu geleneksel bir klişedir, fakat yine de çoğu zaman ne yazık ki doğru çıkar. Çünkü bizi en iyi biz biliriz.

Çoğu zaman ilişkilerimizde, tecrübelerimizde mükemmel olacağız diye deliririz. Ve doğrusunu söylemek gerekirse çok yorucu bir sonuç bizi bekler.  Sizler için internette yaptığımız hatalardan birkaçını derlemeye çalıştım. Siz de eklemek istediklerinizi yorum bölümünden paylaşabilirsiniz:

1- Sürekli özür dilemeyin. Araştırmalar kadınların erkeklere göre daha fazla özür dilediğini gösteriyor. Çoğu zaman yaptığımız hataların sorumluluğunu alıyoruz. Fakat sürekli olarak bir teklifte bulunurken, derdinizi anlatırken ve çıkma teklif ederken özür dilemek olumludan çok olumsuz sonuçlar doğurabilir. İnternette de yaptığınız her işi nitelemek, açıklamak zorunda değilsiniz. Kendi tercih ve kararlarınız olsun. 

2- Attığınız her adımı paylaşmayın. Sanal aleme yeni başlayan birçok kişinin en büyük suçlarından biri budur.  Hafta boyunca ne yaptığınız size kalsın, takipçilerinizi o kadar da çok ilgilendirmeyebilir. Her 30 dakikada ‘sandwich yiyorum’ gibi bir durum bildirimi yapmanıza da gerek yok. Eğer insanlara bu sandwichi ikram etmiyorsanız, artık sizi takip etmeyi bırakacaklardır.

3- Kişisel mesajları açıktan yazmayın. Biz kadınların en maharetli olduğu alanlardan biri de muhabbeti genişletmektir. Bu yüzden de gündemle ilgili bir konuda arkadaşımızın yaptığı yorum üzerinden bile kişisel destanlar yazmayı başarabiliriz. Hayat hikayemizi lütfen özel mesajdan yazmaya gayret edelim. Herkes bizim kişisel muhabbet ve geyiklerimizi dinlemek zorunda değil. Özellikle doğum günü, ayrılık, telefon numarası gibi özel bilgilerde…

4- Övücü olmayan fotoğraflardan hemen etiketi kaldırmayın. Biz kadınlar elbette bizden bahsedilmesinden ve övülmekten hoşlanırız. Ama hayat her zaman böyle değil. Bazen bırakın normal fotoğraflarınız da bulunsun. Elbette her zaman en mükemmeli siz olmak zorunda değilsiniz. Ayrıca bir fotoğraf yüklerken başka arkadaşlarınızın da nasıl göründüğünü kontrol etmeyi ihmal etmeyin.

5- Hayatınızı başkalarının sanal hayatlarıyla karşılaştırmayın. En çok yaptığımız hatalardan biri de böyle facebook, instagram veya twitter başında başka arkadaşlarımızın yaptıklarına bakarak iç geçirmektir. Halbuki biz de hayatımızın en güzel anlarını orada paylaştığımızdan muhtemelen onlar da bizim paylaşımlarımıza iç geçiriyordur. Bırakalım artık bu can sıkıcı tripleri. Ayrıca bunun bağımlılık yaptığını ve depresyona sebep olduğunu da unutmayalım.

6- Her zaman “cool” görünmek zorunda değilsiniz. Belki gerçekten de hiçbirşeyi takmayan bir yapımız vardır. Ama sanırım birçoğumuz bu ‘soğukkanlılık’ genine sahip değiliz ve inat etmeyi de bıraksak iyi olacak. Unutmayın sürekli çakırkeyf veya olgun görünmeye çalışmak bizi gerçek duygularımızı, ihtiyaçlarımızı ve düşüncelerimizi açıklamaktan alıkor.

7- Her rahatsızlığı internete sormayın. Bez torbalarımız şişmiş olabilir ama bu illaki boynumuzda büyük bir tümör olduğu anlamına gelmez.  İnternet doktorundan zaman zaman uzaklaşıp eğer hakikaten ciddi bir durum varsa gerçek bir doktora başvurmakta fayda var. Yoksa hastalık hastası olmamız içten bile değil.

pinterest

8- Hayatınız Pinterest gibi görünmüyor diye endişe etmeyin. Hiçbirimiz Pinterest’te görünen ahçılar değiliz. Ayrıca oralarda dolaşan el yapımı kitaplıkları da muhtemelen hiçbir zaman yapamayacağız. Ayrıca yaptığınız yemekler de muhtemelen hiçbir zaman oralarda dolaşanlar kadar lezzetli görünmeyebilir. Unutmayın siz normal bir insansınız.. Zevk almaya bakın. Profesyonellikle hayatınızı ve çevrenizdekilerin hayatını mahvetmek yerine biraz dökün, saçın, dağıtın ama hayatan zevk almaya bakın. Daha sonra temizlersiniz.. Eğer tadını çırakabilirseniz temizlemek en büyük terapidir..

ngs0_4022

9- Sırf ilişkim olsun diye ilişkiniz olmasın. Eğer yalnız kalmaktan korkuyorsanız yapacağınız en kötü şey bir an önce kendinizi çok da istemediğiniz bir ilişkinin kucağına atmaktır. Sadece sosyal ağlarda yalnız görünmemek için kendinizi atmanız iyi hiçbir şey kazandırmaz size.

10- Mecbur hissettiğiniz için insanlarla zaman harcamayın. Facebook’tan yazan arkadaşınızla sırf ilkokuldan beri arkadaş olduğunuz için zaman geçirmeyin. Belki de şu anda ortak bir yanınız yoktur. Elbette hiç hal hatır sormayın demiyorum ama durduk yere lafı uzatmanın da anlamı yok. Neyse odur. Zaman geçirirken amacınız olsun ve kimi zaman bazı ilişkilerin solmasına izin verin. Bırakın kendi haline ve zamanla körelsin… Bu elbette çok samimi arkadaşlarınızı bırakacağınız anlamına gelmez.

11- Her işinizde kesin olmayın. Kimi zaman sevdiklerinizin sizin planınızı altüst etmesine izin verin. Elbette sosyal medyada gördüğünüz pek de önemsiz birinin şehrinize geldiğini görünce hemen atlayın demiyorum, ama değer verdiğiniz biriyse belki de onunla vakit geçirmek planınızdan daha çok zevk verebilir. Belki de bundan daha çok mutlu olacaksınız. Ayrıca bazen plansız hareket etmenin de lezzetini tadın. Belki de bazı zamanlar eski planlarınızı es geçmek isteyeceksinizdir.

Yazar hakkında

mm

Elif Zeynep Sarı

Yorum Yaz